Sahipzade Abdullatif hazretleri Afganistan’ın çok büyük âlimlerinden biriydi ve hem âlim hem de büyük irfan sahibi, keşif sahibi bir insandı.

Bu zat Afganistan’dan hac iradesiyle çıktı, fakat oradan direk gidilemediği için Hindistan’a geldi. O esnada Vâdedilen Mehdinin zuhur ettiğini duyunca ve Vâdedilen Mehdinin kitaplarını okuyunca onun aynen Resulüllah (sav)’in müjdelediği kişi olduğunu anladı. Ve Resulüllah (sav)’in bütün emirlerini yerine getirmeden, özellikle de böyle bir kişi geldiyse ona tabi olmadan ve onun izni olmadan hacca gitmem uygun değildir diyerek, önce ona gitmem lazım, ona tabi olmam lazım sonra onun müsaadesiyle hacca gitmem lazım dedi.

Devamını oku...

İsa (a.s.)'ın vefatına dair delilleri bulacağınız bu makalede şu başlıkları inceleyeceğiz:

MAİDE SURESİ 116 ve 117. AYETLERİNİN MANASI NEDİR?
Teveffi Kelimesi ve Arap Dili
Teveffinin Manasıyla İlgili Hodri Meydan
Teveffi Kelimesi ve Resulüllah’ın Açıklaması:
İmam Buhari ve Teveffi Kelimesi
NİSA SURESİ 158 ve 159. AYETLERİNİN MANASI NEDİR?
HZ. İSA'NIN ÖLÜMÜ VE RESULULLAH (S.A.V.)
HZ.İSA'NIN ÖLÜMÜ VE ASHAB-I KİRAM
HZ.İSA'NIN ÖLÜMÜ VE PEYGAMBER EFENDİMİZİN (S.A.V.)AİLE EFRADI

Devamını oku...

Konuya girmeden önce şunu ilan edeyim: Hz. İsa (as)’ya düşman olan Yahudiler onu idam etmeyi tasarlıyordular, fakat Allah’ın (C.C.) tasarladığı ise onu kurtarmaktı ve O tasarlayıcıların en üstünüdür. Hz. Muhammed (s.a.v.)’e Allah (c.c.) tarafından vahyedilen Kuran, Hz. İsa (as)’nın haç’ta ölmediğini ilan ediyor. Çarmıha gerilip orada baygınlık geçirmesine rağmen orada ölmüş gibi göründüyse de canlı olarak indirildi.

Sonra yerleştirildiği kubbeli mezarında tedavi görerek iyileşti. Havarilerine daima gizlice görünürdü ve bir müddet sonra Filistin ve Afganistan üzerinden Keşmir’e hicret edip oranın yerli Yahudilerine İncil’i tebliğ etti. Keşmir’de 120 yaşında vefat edip orada defnedildi.

Devamını oku...

Likâ Allah’a kadar gitmek, Ona varmak demektir. Bu cümle bile bir ara mesafenin ve bir yolun var olduğunu ima etmektedir. İşte amacımıza ulaştıran bu yolu bulmak zorundayız. Kûr’ân-ı Kerîm bu konuyu açtığı için çözüm de getirmek durumunda.

İncelediğimizde bakıyoruz ki bu ara mesafe ve yol konusu son derece detaylı bir şekilde ele alınıp anlatılmıştır. Kur’ân-ı Kerim'de [1] besbellidir ki dua ile mümin bir yol gösterilmesi için rica etmektedir. Sonra Kur’ân-i Kerimin başka bir yerinde; [2] Yani "bana doğrudan Kendine giden yolunu göster." buyuruluyor. Bu gösteriyor ki Fatiha süresinde rica edilen yol doğrudan Allah’a giden yoldur. Peki, bu yol nedir? Cevabı şudur ki aslında Allah’a giden pek çok yol vardır. Yine Kûr’ân-ı Kerîm’in buyurduğu gibi;[3]

Devamını oku...

Resulüllah (s.a.v.)’e biri gelerek "Kıyamet ne zaman kopacak" diye sorduğunda Yüce Peygamberimiz de o şahsın kıyamet için ne gibi bir hazırlık yaptığını sorarak ona etkileyici ve derin anlamlı bir cevap vermiştir. Kişi onun ne zaman geleceğini merak etmekten ziyade, kendisinin o gün için hazır olup, olmadığı üzerinde durmalıdır.

Son hutbemde ben, cemaatin Yaradana kişisel olarak, manen erişebilmesi için dua da bulunulması gerektiği üzerinde durmuştum.

Bugünkü, konuşmamda ise kıyamet günü Allah (c.c.) ile karşılaşılabilmesinde yardımcı olacak birkaç nokta üzerinde durmak istiyorum. Herkes Allah (c.c)’nun huzurunda hazır bulunacaktır. O zaman, Allah (c.c)’nun huzurunda bulunmak için bu dünyada ne gibi bir hazırlık yapılmalıdır? Ayrıca kişinin şahsi olarak manevi gelişimi sayesinde bu dünyada iken Allah (c.c.) ile dostluk kurması nasıl mümkündür? Bu ilişki "lika" olarak adlandırılmaktadır.

Devamını oku...